Trabzon'da 60 Yıllık Terzilik Mirası: İsmail Ayaz'ın Ustalık Hikayesi

Trabzon'da 60 Yıllık Terzilik Mirası: İsmail Ayaz'ın Ustalık Hikayesi

Yomra'nın Sessiz Tanığı: Yarım Asrı Aşan Bir Emek

Trabzon’un Yomra ilçesine bağlı Oymalıtepe Mahallesi, köklü bir zanaatkarlık hikayesine ev sahipliği yapıyor. 70 yaşındaki terzi ustası İsmail Ayaz, tam 60 yıldır aynı titizlikle makasını eline alıyor, iğnesini iplikle buluşturuyor ve diktiği her parçaya emeğini işliyor. Oymalıtepe’nin sadece bir sakini değil, aynı zamanda mahallenin sosyal ve kültürel değişimine bizzat tanıklık etmiş bir figür olan Ayaz, mesleğine duyduğu derin bağlılıkla genç nesillere örnek teşkil ediyor. Bugün çevre mahalle ve köylerden gelen vatandaşların tek terzisi olma sorumluluğunu taşıyan Ayaz, dükkanının kapılarını sadece bir işletme olarak değil, bir kültür müzesi gibi açık tutuyor.

İsmail Usta'nın hikayesi, hazır giyimin henüz hayatımıza girmediği, kıyafetlerin terzi elinden çıktığı dönemlerin nostaljisini taşıyor. O dönemlerde bir kıyafet diktirmek, sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zanaatkarla kurulan uzun süreli bir ilişkinin parçasıydı. Ayaz, bu geleneği günümüzde dahi bozmadan, geleneksel yöntemlerin sadeliği ve ustalığıyla sürdürmeye gayret ediyor. Onun için terzilik sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda hayatını üzerine inşa ettiği bir sanat dalı olma özelliğini koruyor.

Gaz Lambasından Teknolojik Dönüşüme Uzanan Yolculuk

Oymalıtepe’nin altyapı imkanlarının oldukça kısıtlı olduğu, elektrik ve yol gibi modern hayatın temel taşlarının köylere ulaşmadığı yıllarda İsmail Ayaz, işine olan sadakatini kanıtlıyordu. Gaz lambasının titrek ışığı altında, pedallı dikiş makinesinin mekanik tıkırtılarıyla gecelere kadar çalışan usta, o günlerin zorluğunu bugün bir tecrübe hazinesi olarak görüyor. Elektriğin olmadığı dönemlerde dahi dikişin kusursuz olması gerektiğini savunan Ayaz, bu disiplinle beş çocuğunu büyütmenin gururunu yaşıyor.

Teknolojinin hızla geliştiği ve her şeyin dijitalleştiği bir çağda, İsmail Usta'nın dükkanında zaman adeta durmuş gibi görünüyor. Ancak bu duruş, bir geri kalmışlık değil, aksine bir direnç ve sadakat göstergesi. Modern makinelerin pratikliği ile geleneksel yöntemlerin özenini harmanlayan usta, dükkanındaki her bir aleti adeta bir çalışma arkadaşı gibi benimsiyor. Geçmişin zorluklarını unutmayan Ayaz, bugün sahip olduğu imkanların kıymetini bildiği kadar, eski usulün verdiği o özel dokunuşun yerini hiçbir teknolojinin tutamayacağına inanıyor.

Kömürlü Ütü ve Geleneksel Ekipmanların Sadakati

İsmail Ayaz’ın dükkanına giren birini ilk karşılayan şey, modern ütülerin buhar sesi değil, kömürlü ütünün nostaljik ağırlığı oluyor. Yıllar önce kıyafetlere son şeklini vermek için kullanılan ve kömür ateşiyle ısıtılan bu ağır demir parçaları, Ayaz için sadece bir araç değil; mesleğinin tarihsel bir simgesi. Günümüzde elektrikli ütülerin saniyeler içinde ısındığı bir dünyada, o kömürlü ütülerin zahmetine katlanmak, ustanın işine gösterdiği saygının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.

Dükkanın içerisinde yer alan üç iplik makinesi ve iplik işleme makinesi, yarım asrı aşkın bir süredir aynı yerinde duruyor. Üzerlerindeki boyaları aşınmış, gövdeleri yılların yorgunluğunu taşıyan bu makineler, İsmail Usta'nın ellerinde hala ilk günkü performansla çalışmaya devam ediyor. Bu makineler, sadece kumaşları birleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda Oymalıtepe'nin sosyolojik değişimine de şahitlik ediyor. Her bir makine parçası, ustanın elinde şekillenen binlerce kıyafetin, düğünlerin, bayramların ve günlük hayatın sessiz birer parçası konumunda.

Hazır Giyim Çağında Bir Zanaatkarın Direnişi

Günümüzde hazır giyim sektörünün yaygınlaşması ve seri üretimin ucuzluğu, küçük esnafın işlerini büyük oranda etkiledi. İsmail Ayaz da bu durumun farkında olan bir usta olarak, işlerinin geçmişe nazaran azaldığını açık yüreklilikle ifade ediyor. Ancak bu durum, onun mesleğini bırakması için bir sebep teşkil etmiyor. Aksine, terzilik sanatının kaybolmaya yüz tuttuğu bu günlerde, Ayaz gibi ustalar, mesleğin son temsilcileri olarak değer kazanıyor.

İsmail Usta, yılların birikimini her dikişe, her yamaya ve her tadilata yansıtıyor. Onun için bir kıyafeti onarmak, sadece söküğü dikmek değil; o kıyafetin hikayesini korumak anlamına geliyor. Beş çocuğunu bu makasın ve iğnenin ucunda kazandığı helal rızıkla büyüten Ayaz, bugün emekliliğin tadını çıkarmak yerine, zanaatını icra ederek zinde kalmayı tercih ediyor. Trabzon’un Yomra ilçesindeki bu küçük dükkan, sadece bir iş yeri değil; aynı zamanda 60 yıllık bir yaşam mücadelesinin, azmin ve mesleki aşkın en kıymetli merkezi olarak varlığını sürdürüyor.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.